Bir başka bakışla sorarsak, ç/alma eylemi oluşmuş mudur? Tüm endüstriyel uygarlık, tüm kültürel yaratıcılık, başkalarından ari, ne kadar sıfır noktasından başlar?
Bilimsel aşırmayı başka yazıda tartışırız ; şimdi konumuz Şafak nedeniyle, entellektüel mülkiyet ya da sanatsal apartma..
7 Ağustos Pazar : 2011
Dün Cumhuriyet Gazetesi 'Bu kadarı tesadüf olamaz' diye başlık atmış. Elif Şafak'ın "İskender" adlı romanı, İngiliz yazar Zadie Smith'in 'İnci Gibi Dişler' çalışmasından esinlenmiş ; iddia bu!
Romanın çevirmeni Mefkure Bayatlı, yazar Şafak için, 'Zadie'nin kitabını şablon olarak almış, buna intihal denir' diyormuş..
Konu, Elif Şafak..Cumhuriyet Gazetesi, gene mal bulmuş magribi gibi konuya atlamış. Biraz kişilikli duruş, özgün bakış bekliyor okur ; heyhat.. Başka fikirler nedir, yaşanmış örneklerde ulaşılmış doğrular var mı? .. Sorular, açığa kesilen borçlanma evrakları gibi askıda kalıyor.. araştırma, önce kendini geliştirme, görünenin bağrındaki hakikatı deşme, sonra konuyu pekiştirme falan yok. Kes/yapıştır yapıp, Resmi Gazete gibi bilinen ezberin peşine takılıp, kabul görmüş genel doğruları tekrarlıyor Cumhuriyet.. O da yalnız değil ; melamet ehli, münekkit tayfası cümlesiyle, kültürel bir paradoksu boşveriyor ..
Hasımları/hısımlarıyla Elif Şafak etrafında magazinleşen konuya siper kazıp, mevzi alıp katılanlar tabii ki olacaktır.. Ne ki, münevver zevata teşne oldukları konuda şeytan taşlamaları ,biçimsel adabı bırakıp, işin özüne inmelerini öneririz. Genel yargının dışına kendi akıllarıyla ve cesaretle çıkarlarsa , yaşanmış olaylar/örneklere -takıntısız/önyargısız- gözatmaları etik değerlerin yeniden yazılmasına neden olabilir. Artık, hep olduğu halde algının demokratik kapasitesiyle farklılaşan, değişen bir durumun gerçeğiyle izleyicinin yüzyüze gelmesinin zamanıdır...
Fiili sunum, hukuki durumu esnettiği sürece konu süreceğe benziyor..
İntihal, dünyada olduğu gibi Türk sanat/edebiyatında da sıkça gündeme gelen bir konu. Nedeni, emeğin kutsallığına bağlanmaya çalışılan 'mülkiyet' kavramı. Oğuz Atay'dan Orhan Pamuk'a kadar çeşitli yazarlar, defalarca 'intihal' , yani (ç)alıntı ile suçlandılar. Şimdi de sıra Elif Şafak'ta. Biz ise yıllardır, sanatta 'intihal' olmaz diyoruz.. Aynı iskelet kullanılsa bile, farklı sahiciliklerin sahibi, tekvinin bir öznesi, zamanın efendisi nöbet değiştirmiştir. Entellektüel situasyonun, -Marks'ın deyişiyle- siyasallaşmış ikinci doğamızın birbirine benzemez ruhudur her esere yeniden can veren. Her yaratış eylemi, istese de tekrarlanamayacak bir biriciklikle farklı zaman/mekanda yeniden doğar ; kendi olarak başkalaşır. Bu noktada Elif Şafak'ın "Türkiye'de bir avuç insanın beni yıpratmak için, maksatlı bir biçimde ortaya attığı suçlamaları ciddiye almıyorum. Biraz farklı işler yapan her insana uluorta saldırılmasından bıktım" gibi lafları bırakıp, aldığı imgelerin/cümlelerin hakkını vererek, dönüştürerek yeniden yaratmanın da yazarın yorum gücü/hakkı olduğunu, bu durumunun neden intihal olarak değerlendilemiyeceğini lisan-ı münasiple göğsünü gere gere açıklaması lazımdır. Bunu yapmazsa gazeteci tayfası, iki romandaki birbirine benzer pasajları kırpıp kırpıp yeni medya düzeninde mümbit konu yapmaya devam edecektir. Elif Şafak'ın 'intihal nedir?'i bu vesileyle yeniden tartışmaya açması sağlıklı olacaktır. Yaptığını savunmaz, kırıldım/gücendim gibi laflarla geçiştirmeye çalışırsa konu , söz uçar yazı kalır, atılan çamurun izi kalır durumuna gelir; hoş olmaz. Bundan sonrasını, felsefesi yasallaştığı için kabulü daha kolay olan Warholl'un izinden giden ipini koparmış simüalkratörler için söylüyoruz .. Kopya, taklit çoğaltma bile olsa, devraldığı nöbetle - yer değiştirerek yaptığı eylemle, yeniden farkındalık kazanarak/ katmanlar arasında yeni geçitler, yollar yaratarak, rücû etmeden yenilenerek, aslından ayrışarak yer değiştirir . Karşılaştığı/karşılığı olan yeni talepler önünde yarılır ; farklı bir beden kazanır. Konuyu bu blogda yazdığımız iki uzun yazı ve dünya sanatından verdiğimiz örneklerle çeşitli vesilelerle açıklamaya çalışmıştık.. Konuyu deşen olursa devam edeceğiz..
Önce ne dediğimizi hatırlamak için, aşağıdaki 'sanatta intihal olmaz!' konulu iki yazıyı tekrar okumanızı öneririm..
http://emincetingirgin.blogspot.com/search/label/%C4%B0NT%C4%B0HAL%20SORUNU%201
http://emincetingirgin.blogspot.com/search/label/%C4%B0NT%C4%B0HAL%20SORUNU%202
***
