2 Kasım 2010 Salı

'Altın Makas' Terzihanesi himayesinde René Block pradakşın sunar...

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN ÜSTTEKİ KIRMIZI BAŞLIK / Çağdaş Eleştiri yazısını tıklayın..

Turgut Uyar'ın şiiri vardır; şöyle der 'Terziler geldiler. Kırılmış büyük şeylere benzeyen şeylerle/ daha koyu renklere ve daha çok ilişkilere/ Bir kenti korkutan ve utandıran şeylerle.. '



Marks'ın belalı rakibi ünlü ütopik sosyalist Wilhelm Weitling terziydi. Almanya'da sol hareketin ilk çıkışı terzi topluluklarıyladır. Gerçi Witling, Saint Simon'un devamıdır ama ütopya kavramı daha eskidir. 'Herkes eşit olacak' bir idealdir. Fransız ihtilaliyle birlikte Jean Jacques Rousseau 'dan 1805 doğumlu Louis-Auguste Blanqui'ye ,hayvanlar gibi mülkiyetsizliği öneren Proudhon'dan Bakunin,Nestor Mahno (1888–1934) Paul Avrich (1931– 2006) Peter Kropotkin (1842–1921) ,Karl Marks (1818-1883) Vsevolod Mikhailovich Eikhenbaum/Volin (1882–1945) Noam Chomsky (1928) , Antonio Negri(1933)'ye kadar dünyada cennet yaratmak, bir demokrasi ve eşitlik hayalidir de; gerçek midir? Yoksa bu büyüklere masallar, uyutarak ellerindeki ülkeyi işgal, halkı sersemletmeye yönelik bir emperyalist tezgah mıdır?


Karl Marks'ın hışmına uğrayan ünlü rakibi, dürüst erdemli sosyalist, efsane romantik işçi önderi Wilhelm Weitling'den diğer yerli,yabancı bilinen örneklere 'terziler' her dönemde topluma yeni elbiseler biçmişlerdir. Bunun içinde iyisi kötüsü, İngiliz kumaşı, Alman makasıyla gerçekleşeni de var ; iyi düşünmek lazım..


Bu defa tezgah İstiklal Caddesi'nde kurulmuş; 'Bul karayı/Al parayı...

Ayvalık'tan yeni geldim. Birkaç gün kalıp döneceğim. Taksim'de randevum var. Vapurdan indim, Tünel'den Taksim'e yürüyorum. İstiklal Caddesi her cumartesi gibi. Sağ tarafta bir palyaço duruyor, renkli,konuşkan. İnsanlar başına toplanmış. Tanırım;selamlaştık. Palyaço'nun kalabalığı, önünde durduğu binadan yan binaya taşmış. Yan binanın vitrininde bir hareket var. Ama kalabalığın sırtı dönük , palyaçoyu izliyor. Önce öndeki kalabalığın arkasında, insanların boyunu aşan inip kalkan el kol hareketlerini görüyorum. Sanki içerde birisi kültür fizik yapıyor. Yaklaştım: Camın içinde bir adam ; meczup ifadeyle sürekli, bir ceketi giyip çıkartıyor. Vitrinden baktım. Bu, İstiklal Caddesi'nin ünlü kahyası René Block. Çağdaş sanatın gurusu. Dışarıdaki kalabalığın umru değil. Oysa, içerideki gösteri daha büyük ;anlasalar. Yer, Arter Sanat Mekanı.

Bu vitrinde bir müddet önce, balondan şişme gerçek ölçülerinde bir tank vardı. Kıvırmışlar, René Block'un ayakları dibinde havası kaçmış yatıyor. Meğer içeride bir performans varmış. Bir terzi, terzi çırağı ve aktör René Block. Vay vay vay,çantaya bak. Tam tezgah kurulmuş. Tank yerde yatıyor; René Block ülkeye biçilen yeni ceketi müzik eşliğinde giyip çıkartıyor.. Özel teşebbüsün sanata verdiği destek, tüm dünyada çağdaş sanatın soytarılaşmasının açık ifadesi..
Performansın, pandomimler,akrobasi ve parendelerle süslenmesini bekliyoruz; ama o kadar da bariz değil..Plates düzeyini aşmadan kültür fizik gösterisi sürüyor..


Turgut Uyar 'Terziler Geldiler' şiirine devam ediyor: 'Makaslarını bırakmadılar ,bekliyorlardı..Bir ülkeyi yeniden yaratırdı şaşkınlığımız,
senin karşında/alışverişin, alfabenin,iplik döküntülerinin ve/her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği..' şiir böyle bitiyor, hayat devam ediyor..




Gemliğe doğru denizi göreceksin; sakın şaşırma.
Taksim'e doğru vitrinde Block'u görürsen kaçırma..


Ne derse desin konu Avrupa bakışıyla bir paranoyaya dönmüş. René Block, çağdaş sanat ve kült değerlere iteatsizlik hareketi olarak sivilleşmeyi anlatıyor tüm çalışmalarında. Post modern oryantalizmle, çağdaş sanat kavramlarını yan yana koyarak Türkiye'nin sorunlarının altını çizmiyor; kolonyalist bir misyoner edasıyla yeni soru(n)lara yol açıyor. Gerçi alan memnun,satan memnun; ekranda tam istedikleri görüntü; sivil toplum ideali, Türkiye'ye yeni biçilen rol. Eskiden Bop Hope vardı; şimdi akvaryum içinde kırmızı balık beslemek moda. Türkiye çağdaş sanat tarihi yazılırken başrolde aktör Rene Block. Tutarlılıkla parelel, özdeş bir taban yaratmak, edebi/politik metinler oluşturup, agoralar,tartışma alanları inşa etmek, demokrasiyi içselleştirmek beyhude çaba.

İster içerikten ifadeye, çekirdekten ambalaja ulaş majörleş, ister performansın ifadesinden özüne,cevherine pike yap minörleş, niyet aynı; leş gibi bir koku yayılıyor etrafa, niyet/akibet,görüntü kirli. Sanatçılar tepe tepe kullanılıyor. Çocuklar mazbut, lakin menacer kurt! Cemil Meriç boşuna dememiş; 'bir tilki uygarlık, bir aslan medeniyeti yedi' diye..
Türkiye uygarlaşıyor, sanat hayatın,politikanın yerine geçiyor,bayraklaşıyor, varoşlar çağdaşlaşıyor...


Türkiyedeki muhalefeti sembolleştirmişler; Vantrilok Ahmet Albayrak karnından konuşuyor. Tam CHP'nin durumu; kravat gömlek, sinek kaydı traş, endaze tamam. Oturduğu yerde kendi konuşuyor,kendi duyuyor. Parelel gösteriymiş; bir kutunun içinde testereyle kesip dışarıya çıkmaya çalışan bir başka adam; zincirlerini kıramayan yoksul vatandaşın hali. Metafor süsü verilmiş kapana kıstırılmış durum içler acısı. Narinler, nazik ve biricikler. Gözümüzün içine baka baka oynuyorlar/oyuyorlar. Tüm yapılanların ve sanatın bir amacı var tabii. İç ses,elde olmayan davranış işi özetliyor. Öneri, şartlı refleksle geliyor: mimesis/öykünme,alegori/simgeleme,ludus/oyun bu performansta tek mesaj içeriyor. Pervasızca emperyalizme teslimiyet. Sonunda bütün eller havaya..

----------------------------------------------------------------------------------

Post-Modern oryantalist aktör,cevval bir terzi ; René Block - Terzi/Tailor
Arter Sanat,Sanat İçin Alan- Space for Art.
Paralel Performanslar Parallel Performances
KUTUDA / Boxed in, Asta Gröting. TERZİ / Tailor,Maria Eichhorn, OYUNCU / Actor,René Block, 23 Ekim 2010,Cumartesi-14:00-18:00. Giriş ücretsiz..


***

.