26 Nisan 2010 Pazartesi

Esat C. Başak zırvalarından alınacak dersler

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN ÜSTTEKİ KIRMIZI BAŞLIK / Emin Çetin Girgin/Çağdaş Sanat Eleştirisi başlığını tıklayın..




Endüstri Devrimi Bitti;biz Kazandık',diyor 29 Mayıs'a kadar Galeri Non'da.
Oyuncaklar üstünden kendi gerçeğini kuruyor. Endüstri tasarımı tedrisatından geçen Esat C. Başak, geri dönüşümü ve kolajı şiar edinmiş bir insan. İki gözlükten bir böcek çıkarıyor; kollar bacaklar ayrı oynuyor; yararlı problemler yaratıyor,dilinde kemik yok çokca soruyor ama bazen de haksız yere boşa atıyor,sinir bozup yaralıyor.
'Benim işlerim dürüst; kimseye sataşan işler değil.Ama sistemle sorunum var' diyerek, bizim üzerine yazmamıza neden oluyor.
Sergi, 29 Mayıs’a kadar Galeri NON’da... www.galerinon.com adresinden de izliyoruz.
Bu sayfanın okuyucularına,10 Nisan 2010 tarihli Radikal Gazetesi'nde Pınar Öğünç'ün yazısını okumalarını öneririm. Gitmeden,veya sergi bitmeden bir göz atın.

Bu sergide çok uzun zamana yayılmış ve çok ayrı disiplinden bir sürü işim var. Heykeller, resimler, kavramsal işler, defterlerim...Bir işim var,izleyicinin hoşuna gitmemiş, altına 'kafana sanat kadar taş düşsün' yazmış. Böyle eleştiri mi olur yahu? Biz de Esat'a 'peki böyle sanat mı olur' dersek,vereceği cevap, 'koca koca adamlar,dünya alem yapıyor da, ben yapınca niye olmuyor?' diyecektir: sanatın eder değeri, beyin değerini geçtiği andır ki,bu konu üzerinden sağa/sola dokunarak/yakın tarihe göz atarak birkaç adım yürüyeceğiz.


'BEN BURADAYIM; İZLEYİCİM NERDE' DİYENE KOŞTURAN TUZLUK YA DA SANAT CAMİASI
Esat Başak oyuncaklı kelimelerle,ciddi salvolar yapıyor; ağır şeyler söylüyor. Akıl ile zırvalar karışmış demeyin; gençlerin paranoyalarına hiyararşi engeli koymayın. Ön yargılı davranmayın. Bu zırvalarda bir manâ, anlatılan öykü ,hikayede süreklilik ve tutarlılık var; iyi/kötü demiyorum.
Gülerek aparkat,kroşe girişiyor ki millet gülmekten uzun zamandır, söylediklerindeki ağır ithamları kaale almıyor. Aslında biz dahil çok kişiden yüklü eleştiriyi,oyunu bozan lafları da hak ediyor. Şimdilik bu konulara girmeyelim. Gözlerimizi günahın büyüğünü götürenlere çevirelim.

MODİFİYE KÜLTÜRÜN EFENDİLERİ,
Köşeleri kapmış,sayfalara halı atmış,piknik alanına çevirmiş kültür yazarları, hamili kart yakınımdır üstünden çalışan ünlü eleştirmenlerimiz,okullarda kendi zırvalarını,Batının çakma tarihini, 'sanat' diye çocukların beyinlerine şırınga eden müstesna öğretim üyeleri ,doçent/profesör arkadaşlarımız, sizin dışınızda Esat gibi başkalarının hakkı da olan zırvalama hakkını kullanan aykırı şahısları görmezden gelerek cezalandırmayın; dikkat edin.
Üniversite eğitiminde bizzat yaşatarak, sanat/uygarlık tarihinde sınıfları çaktıra çaktıra zindan eden/derslerden soğutan,sınıfı anarşiye mezar eden değerli hocalarım:
Server Tanilli gibi eğitimimizin yüz akı ilerici sevgili öğretmenlerim.
Bu tür bir sanat,çok işinize yarar sizin; Esat'a zemberekli oyuncaklar sipariş edebilirsiniz. Faydalı pratikler edinebilir, hatta söylediklerinden pasajlar/kolajlar alıp, Stalinci monarşiyi sosyalizm diye yutturabilirsiniz. Nikitin'den puslu intihaller yaparak yeni oyun alanları kurabilirsiniz. Olmadı Troçki'nin fotograflardan kazıdığınız,tarihten sildiğiniz geçmişine,sahte mesih Duchamp'ı montajlayıp ,yanına biraz bohemlik ekler, sentetik bir tarihin müseccel/müceddit uygarlık kitabını yeniden yazabilirsiniz. Modifiye kültür tarihimiz, katkılarınızla neşelenir. Uydur uydur söyle kabilinden ortaya çıkan ders kitaplarınızın sayfalarını renklendirecek tartışmalı doğrular, mebzul miktarda yaratıcılığınızı test edeceğiniz eğrilerle dengelenir. Katkılarınızla ellerden çıkartılan kelepçeler,beyinleri zabturapta alır. Özgünlük derya/deniz değil ki,her çeşme kurnasında bulunsun.
Değerli kültür aydınları : Belki sizden daha tutarlı saçmalıyorsa sanat tarihi kitaplarınıza, yerleri gacırdıyan müzelerinize, parfüm kokan mekanlarınıza, cotemporary fuarlarınıza transfer edebilir, Paris'e komşu muammelesi yapan tombul cüzdanlı simsarlarınıza, gündüz güzeli galeriçelerinize ekmek kapısı yaratabilirsiniz.
Esat'ın sergisi, yurdu müsamere sahnesine çeviren yapay kitch alanında, doğal yapısı/dürüst iç sesi,pazarlıksız namusuyla görülmeyi hak ediyor.
Sanat kadar başınıza taş düşsün sergisi bu sergi ;tekrarı yok bunun.

Bu defa ben söylemiyorum, o söylüyor !





.