11 Şubat 2010 Perşembe

PARALAKS ve PRAKSİS

ANA SAYFAYA DÖNMEK İÇİN ÜSTTEKİ KIRMIZI BAŞLIK / Emin Çetin Girgin/Çağdaş Eleştiri başlığını tıklayın..


SANAT ELEŞTİRİSİNİN İŞİNE YARAYAN İKİ SÖZCÜK :
PARALAKS VE PRAKSİS


Zizek'in aynı adı taşıyan kitabı dolaysıyla popüler olsa da hem felsefede,hem de siyasi litaratürde çok kullanılan amacı dışında önem kazanmış bir sözcüktür Paralaks. Aslında kullanılış amacıyla bize nisbeten yakın yıldızların uzaklığını ölçme metodudur.
Konunun uzmanları olayı şu şekilde tarif ederler : Bu yöntemde yakın bir yıldızın fotoğrafı alınır, altı ay beklenir. Bu altı ay süresince Dünya, yörüngesi üzerinde yarı yolu kat etmiş olur. Altı ay sonunda aynı yıldızın bir fotoğrafı daha alınır. Böylelikle söz konusu yıldıza, Dünya yörüngesinin çapı kadar bir tabandan bakılmış olur. Elde edilen, gök yüzünde belirli bir alanın, uzayda farklı iki bölgeden çekilmiş iki fotoğrafıdır. Bu iki fotoğraf incelendiğinde, söz konusu yakın yıldızın her iki fotoğrafta da tıpatıp aynı yerde olmadığı, zemindeki uzak yıldızlara göre bir miktar yer değiştirmiş olduğu tespit edilir. Yıldızın konumundaki bu görünen kaymaya, 'paralaks' denir.
Kelime Eski Yunanca'da Karşı anlamındaki 'para' ile, Öteki anlamındaki 'allos' ekinin yanyana getirilmesiyle türemiştir. Siyasi olarak birinin yerini ötekinin alması şekline dönüştürülmüş , kültürel terminolojiye farklı kullanışlarla,zaman zaman da anlam/amacı dışında girmiştir. Aslen, gözlemleyenin yerinin değişmesiyle ,gözlemlenenin yer değiştirmesidir. Zamanın yer değiştirmesiyle ,sosyal durumlar/oluşumların/karşılıkların siyasi olarak güncelleştirilmeleridir.

PARALAKS VE ZİZEK
Radikal Kitap'ta yer alan tanıtım yazısında şunlar yazıyor:
"Son yıllar felsefe sahnesinin en ilginç düşünürlerinden biridir Sloven Marksist filozof, sosyolog ve kültür eleştirmeni Slavoj Zizek. İşte bu orijinal düşünürün ‘en temel eserim’ dediği Paralaks yayımlanışından hemen iki yıl sonra dilimize kazandırıldı. Filozof, bu kitabında da Hegel-Marx-Lacan çizgisini koruyor ve daha da ayrıntılandırarak geliştiriyor. Popüler kültürü, toplumun ‘bilinçdışını’ okumayı ‘yamuk bakarak’ başarabilen ender filozoflardan biridir Zizek.

Paralaks, gözlemleyenin gözlem konumunda yaptığı değişiklikle ortaya çıkan nesnedeki yer değiştirme olarak tanımlanabilir. Yani gözlem yapılan konum değiştikçe, nesnenin görünümleri de değişir. Bununla gerçekliği ancak farklı konumlardan bakarak bir yap-boz gibi tamamlayabileceğimizi ima eder gibidir Zizek. Panoramik ve deşici bir bakış gerekir bütünsel bir resim elde edebilmek için.

Kuantum fiziğinde dalga-zerreciklerinin ikiliğinden Freudcu psikanalizde bilinçdışı paralaksa kadar farklı paralakslar bulunur. Zizek bu kitabında özellikle üç ana paralaksa odaklanıyor: Gerçeklikle ilişkimizi belirleyen en önemli paralaks olan ontolojik fark; gerçekliğin fenomenal deneyimi ve onun bilimsel açıklaması arasındaki indirgenemez farka ilişkin bilimsel fark ve son olarak politik paralaks, ortak paydaya izin vermeyen toplumsal antagonizma.

Hemen hemen her şey üzerine yazar Zizek: köktendincilik, hoşgörü, politik doğruluk, küreselleşme, öznellik, insan hakları, Lenin, mit, internet, postmodernizm, çokkültürlülük, post-marksizm, David Lynch ve Alfred Hitchcock bunlardan sadece birkaçı.

Zizek bu çalışmalarında Marksizm ile Lacan’ı bağdaştırmaya, Marksizm’le dünyaya, topluma ve kültüre bakarken, Lacan ile arka planına ışık tutmaktadır. Lacan’ın “Dil, bilinçdışının koşuludur” demesi gibi Zizek de “Kültür, toplumun bilinçdışıdır,” demektedir sanki. Zizek’in dilimizde yayımlanan bu son kitabı Paralaks şimdiye kadarki en derin ontolojik yorumlama çalışmasıdır. Zizek ontolojinin farklı yüzlerinin idealist ve materyalist anlamlandırmalar açısından karşılaştırmalarını yapmaktadır. İdealizm ve materyalizm arasında bu anlamdaki karşılaştırmalardan biri, idealizmin Her Şeyi kuramsallaştırdığına dair iddia edilen yeteneği ile materyalizmin görünüşte Her Şeyin gerçekte Her Şey Olmayan olduğu şeklindeki anlamlandırmasının arasında Lacancı terimlerle ifade edilir.

Zizek, Batı toplumlarının ve düşüncesini bilinçdışını okurken, eğlenceli ve girift üslubuyla okuyucunun bir felsefe kitabı değil de, bir bulmaca kitabı okuyor gibi hissetmesini sağlıyor. Toplumsal göstergelerin arka planını deşifre ederken, onlara farklı açılardan nasıl yaklaşabileceğimizi gösteriyor. “Marksist teolog” olarak nitelenmesine neden olan düşüncelerini bu kitapta daha da ayrıntılı olarak işliyor.
Sabri Gürses’in çevirisiyle şimdiye kadar ağırlıklı olarak Zizek kitapları yayımlamış olan Encore Yayınları’ndan çıkan bu kitap önümüzde yeni düşüne patikaları açıyor. "(1)



PRAKSİS İSE FARKLI
Felsefenin önemli ve kült sözcüklerindendir. Marx, evrimin getirdiği yerdeki değişim,dönüşümü "Praxis" sözcüğüyle ile ifade eder. Yazılı metinle uygulamanın farklılığı, emeğin pratik etkenliği gibi bir mana da yüklenir sözcük. Aksiyon, pratik/uygulama anlamına gelen Praksis, tüm düzlemlerdeki sosyal jestleri, sınıfın davranış ve sonuçlarını kapsar. Felsefede 'Praksis', sosyal yapının,yaşayan/soluyan organizmanın zeminini dönüştürmeyi amaçlayan bir kelime olarak sözlüklerde yerini alır. Marx felsefesinin kurucu metini kabul edilen ve gençlik eseri sayılan aldığı notlar kapsamında değerlendirilmesi gereken "Feuerbach üzerine Tezlerin II. sinde, 'filozoflar şimdiye kadar dünyayı çeşitli şekillerde yorumlamaktan başka bir şey yapmadılar. Artık onu değiştirmek bir zarurettir der ki, bu kendi adıyla anılan felsefenin asıl iskeletini oluşturur.
Praksis kavramı, Marks felsefesinde önemli bir değişimin köşe taşıdır. 'Onu toplumların dönüşmesinde ve dolayısıyla tarihin gidişinde üretimin gelişmesinin belirleyici önemini kavramaya götüren bu çözümleme'(2) daha önce yaptığı tespit olan 'yabancılaşmanın' edilgen karakterinin terkedilmesi anlamını taşır.. Yabacılaşma'nın ileri dönem eserlerinde kesintiye uğramasıyla, olgunluk döneminden itibaren felsefi karşılığını aşar ; Praksis/İnsan Etkinliği kelimesi Edilgen yapısını Etken olarak değiştirir ve sınıfsal bir tavır yüklenir.


(1) Zizek Kitabı O.ÇAKMAKÇI Radikal Kitap 23/05/2008
(2) 1844 Elyazmaları, sayfa 292 devamında Praksis kavramının felsefi detaylandırılmasını görebiliriz.


***